Epoksi, yaratıcı zihinler için adeta bir sihirli malzemedir. Özellikle takı tasarımı, hobi ürünleri ve küçük objeler yapmak isteyenler için büyük avantajlar sunar. Ancak doğru tekniklerle kullanılmadığında hayal kırıklığı yaratabilir.
İlk ipucu: Oranlara sadık kal! Epoksi reçineler genellikle 2/1 veya 1/1 oranında karıştırılır. Fazla ya da eksik sertleştirici kullanmak, ürünün sertleşmemesine ya da kırılgan olmasına neden olur.
İkinci olarak, karıştırma işlemini yavaş ve sürekli yapmalısın. Hızlı karıştırma kabarcık oluşumunu artırır. Eğer kabarcıklar oluşursa, dökümden sonra ısı tabancası ya da çakmakla yüzeye hafifçe ısı vererek bu kabarcıkları yok edebilirsin.
Üçüncü tavsiye, kalıp seçimi konusunda. Silikon kalıplar esnektir ve kalıptan çıkarma işlemini kolaylaştırır. Kalitesiz kalıplar, döküm sırasında şekil bozukluklarına neden olabilir.
Renk katmak istersen epoksiye özel pigmentler ya da alkol bazlı boyalar kullanmalısın. Akrilik bazlı boyalar kimyasal reaksiyonu bozabilir ve sonuç istediğin gibi olmayabilir.
Sim, çiçek, minik objeler ya da kurumuş yaprak gibi doğal materyalleri epoksi ile birleştirerek eşsiz tasarımlar oluşturabilirsin. Ancak bu objelerin tamamen kuru olması gerekir.
Takı üretiminde en çok yapılan hatalardan biri erken çıkarma işlemidir. Kalıptan çıkmadan önce ürünün tamamen sertleştiğinden emin olmalısın. Hızlı kuruyan epoksiler için 6-8 saat yeterli olabilir ama bazı ürünlerde bu süre 24 saati bulabilir.
Kenar pürüzleri ya da taşmalar varsa, törpü ya da ince zımpara ile yüzeyi düzeltebilirsin. Daha sonra cila ya da ekstra katman uygulayarak parlaklığı artırabilirsin.
Ürünlerin sararmasını önlemek için doğrudan güneş ışığında saklamamalı ve UV dayanımı olan epoksi tercih etmelisin.
Üretim süreci kadar saklama koşulları da önemlidir. Epoksi ürünleri serin ve kuru yerde, güneşten uzak tutarak raf ömrünü uzatabilirsin.
Takı ve hobi çalışmalarında en önemli şey sabır ve denemedir. Başarısız sonuçlar moralini bozmasın. Zamanla elin alışır, gözün gelişir ve kendi tarzını bulursun!
